Çanakkale Savaşı

18 Mart Çanakkale Zaferi

18 Mart 1915 Boğaz Muharebesi’nin müttefiklerce kaybedilmesiyle, İngiliz komuta heyetinde Gelibolu ile ilgili yeni taarruz planları alınması gündeme gelmiştir. Yenilmez armada denilen Birleşik filonun 3 savaş gemisi mayınlardan ve bataryalarımızdan açılan ateşler ile batacak; 3 muharebe gemisi de ağır hasar alarak savaş dışı kalacaklardır. Birleşik filonun yenilgisiyle beraber müttefikler Gelibolu’yu tam 8,5 ay cehenneme çevirecek olan amfibik çıkarmayla başlayan karadan ve denizden eşzamanlı yürütülecek yeni bir harekat kararı alacaklardır. Buna karşılık Başkomutanlık Karargahı müttefiklerin yeni bir saldırısına karşı 24 Mart 1915’te Çanakkale Bölgesi’ni savunmak üzere Liman Von Sanders komutasında 5.Ordu’yu kurmuştur.

Kara harekatının komuta yetkisini elinde bulunduran Sir Ian Hamilton Mısır’a giderek hazırlıklara başlamıştır. Britanya Savaş Bakanı Lord Kitchener 10 Mart 1915’te 29.İngiliz Tümeni’ni Çanakkale’ye göndereceğini; ayrıca Fransızların da bir tümen göndereceğini açıklamıştır. Mısır’daki Anzak Tümenleri ile birlikte 75.000 kişilik bir ordunun kara harekatına tahsis edileceğini bildirmiştir. Ayrıca Mısır’da bulunan bir Hint Tugayı da ihtiyat olarak tutuluyordu. Müttefikler daha sonrasında 10 tümeni daha muharebelere dahil edeceklerdir.

Akdeniz Seferi Kuvvetler Komutanı Sir Ian Hamilton ve heyeti Gelibolu yarımadasında yaptıkları keşif sonrası 18 Mart 1915 Deniz Muharebesi yenilgisine de şahit olduktan sonra Gelibolu Harekatının tamamlanması için karadan yapılacak askeri bir harekatın gerekliliğine karar vermişlerdir. Kara Harekatının hangi noktalara yapılacağı konusu İngiliz karargahında tartışılmaya başlanmıştır. Fransızlar Anadolu kıyılarını tercih ederken, Hamilton Çanakkale Boğazı’na en yakın noktadan hücuma geçmek; 29.İngiliz Tümeni Komutanı Hunter Weston ise en uygun noktaları Suvla (Anafartalar Koyu) veya Seddülbahir’deki koylar olarak işaret etmektedir. Harekat planına göre, harekata katılacak asıl kuvvetler (Kabatepe ve Seddülbahir kıyılarına) çıkarılacak; kuvvet çoğunluğu çok az farkla Seddülbahir kesiminde bulunacaktı.

İki tümenden oluşan Anzak (Australian New Zealand Army Corps; Anzac) ismiyle anılan Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu, Kabatepe’den hareketle ilk hedef olarak Conkbayırı-Kocaçimen hattını ele geçirecek; sonrasında ana hedef olan Maltepe üzerinden ilerleyerek Kilitbahir Platosu’na taarruza kalkacaktı. 1.Fransız Tümeninden bir tugay ise Kumkale’ye çıkarılarak Seddülbahir’e yapılan çıkarmaya karşı Türk Topçusunun savunmasını ve asker sevkiyatını önlemeyi hedeflemiştir. Seddülbahir ve Kumkale çıkarmaları gün doğarken deniz topçusunun hazırlık ateşi ve sonrasında da kuvvetli ateş perdesi altında yapılacak; Kabatepe çıkarması ise gün doğmadan baskın tarzında yapılacaktı. Fransız Tümenini taşıyan diğer taşıtlarla bir kısım refakat gemileri Beşigeler bölgesinde, 1. Kraliyet Deniz Tümenini taşıyan gemilerle hafif bir filo da Bolayır bölgesinde çıkarma gösterileri yaparak savunma kuvvetlerini şaşırtmak amaçlanmıştır.

Lakin Liman Von Sanders Paşa çıkarma yapılması muhtemel öncelikli noktalar olarak Yarımadanın kuzeyindeki Bolayır ve Anadolu yakasındaki Beşige Koyu’nu işaret etmekteydi. Kuvvetleri kıyılara dağıtmak yerine, belli merkezlerde toplu tutarak çıkarmanın yapıldığı noktalara asker kaydırmak suretiyle gerçekleşecek bir savunma planı öngörüyordu. Fakat müttefiklerce tüm Boğaz’a ve Anadolu Yakası’a hakim durumda olan Kilitbahir Platosu’nun ele geçirilmesi ana hedef olduğundan bu noktalar taarruz planlarında öncelikli olmamıştır.

Gelibolu’ya yapılacak yeni çıkarma için müttefik birlikleri Limni adasının Mondros Limanı’nda ve Mısır’da toplandılar. Toplamda 75.000 kişilik birleşik ordu özellikle Seddülbahir ve Arıburnu üzerinden Kilitbahir’e ulaşmayı hedefleyecektir.

SEDDÜLBAHİR ÇIKARMALARI
Seddülbahir bölgesinde Yarımadanın güneyinde kilit noktası olan Alçıtepe’yi almak ; sonrasında da Kilitbahir Platosu’na ulaşmak hedefini taşıyan bu çıkarma ile Türk tabya ve bataryalarını arkadan vurmak hedeflenmiştir. Bu çıkarma için 3 Piyade tümeni ve 1 Hint Tugayı görevlendirilmiş olup; ilk aşamada 29. İngiliz Piyade Tümeni için S (Morto Koyu), V (Ertuğrul Koyu), W (Tekke Koyu), X (İkiz Koyu), Y (Pınariçi Koyu) kodlarıyla adlandırılan 5 ayrı çıkarma noktası belirlenmiştir. Akdeniz Seferi Kuvvetler Komutanı General Ian Hamilton’a göre bu noktalardan karaya çıkan kuvvetler Alçıtepe doğrultusunda birleştirilebilirdi.

25 Nisan sabahı saat 05.30’da donanma ateşiyle birlikte Seddülbahir’den çıkarma harekatı başlamıştır. Seddülbahir bölgesi 9.Tümen’e bağlı 26.Alay’ın 3.Taburu tarafından savunuluyordu. Binbaşı Mahmut Sabri Bey 4 bölük ile bölgede konuşlanarak karargahını Harapkale’ye kurmuştu. Çıkarma kıyılara saat 06.00’dan itibaren başladı. Tekke Koyu’nda İngiliz askerleri yoğun bir ateş ile karşılandı. Sonrasında taarruz gelişerek İngilizler tarafından Karacaoğlan Tepesi’nin ele geçirilmesi ile devam etmiştir. 3.Tabur’un 10.Bölüğü’nün takviyesi ile beraber İngiliz ilerleyişi Ertuğrul Koyu’nda durdurulmuştur.

Takriben saat 06.00’da gemi bombardımanı sonrasında Ertuğrul Koyu çıkarması başladı. İki dalga halinde çıkarılması planlanan kuvvetlerden bir taburu sahile çıkarılırken iki tabur kuvvette River Clyde isimli gemiye konuşlandırıldı. Şiddetli ve disiplinli açılan Türk ateşi sayesinde ilk çıkarma birlikleri ağır kayıplar verdiler. Saat 09.30’a kadar gemiden çıkarmaya iştirak eden birliklerin kıyıya çıkışı mümkün olmadı. Bölgeyi savunan birkaç Türk bölüğünün (2 piyade, 1 istihkam bölüğü) buradaki cansiperane mücadelesi sayesinde İngilizler zaman kaybettiler ve o günün akşamına kadar ilerleme imkanı bulamadılar. Özellikle 10.Bölük komutanının kaybından sonra komutayı ele alan Ezineli Yahya Çavuş ve kuvvetleri İngilizleri sahilde tutmayı başarmıştır. Havanın kararmasıyla birlikte gemideki askerler karaya çıkarak Seddülbahir Köyü ve kalesine doğru ilerlediler. Gece boyunca kanlı sokak muharebeleri yaşandı. 26 Nisan günü öğle saatlerinde 26.Alay Komutanı Yarbay Kadri Bey tarafından geri çekilme emri verildi. Binbaşı Mahmut Sabri Bey’in 3.Taburu ve 2.Tabur, İngiliz birliklerini 32 saat oyalayarak zaman kazandırmıştır. Saat 07.30’da İngiliz birlikleri tarafından Morto Koyu’na bir çıkarma yapılmış; fakat 25.Alay’dan gönderilen takviye kuvvetin mücadelesine rağmen Eskihisarlık Tepe İngilizlerce ele geçirilmiştir. Pınariçi Koyu’na gün doğmadan saat 04.30’da baskın şeklinde yapılan çıkarma ise savunmasız bir bölge olduğu için hızlı ilerlemiştir. Sonrasında verilen emir gereği yavaşlayan birlikler bekletilmiştir. 25. ve 26.Alay birliklerinin İngilizler üzerinde baskı kurması sonucu 26 Nisan sabahı geri çekilmişlerdir.

Seddülbahir’deki bu harekat, Temmuz 1915 başlarına kadar süngü hücumları ve karşı taarruzlarla devam eden Birinci, İkinci ve Üçüncü Kirte Muharebeleri, Kerevizdere ve Zığındere Muharebeleri’nden sonra mevzi muharebesine dönüşmüştür.

I.Kirte Muharebesi (28 Nisan 1915)
Alçıtepe’yi almayı hedefleyen bu muharebede 17.500 kişilik (donanma gemilerinin ateşiyle desteklenecek) İngiliz ve Fransız birliklerine karşı 8.000 kişilik Türk kuvveti karşı karşıyadır. Saat 09.00’da başlayan muharebede Türk tarafını 19., 20., 25. ve 26.Alaylar savunacaktı. 20.Alay cephesinden yapılan İngiliz taarruzu kırılarak durduruldu. Cephenin doğu kanadından İngiliz ve Fransız kuvvetleri tarafından savaş gemilerinin de desteğiyle açılan ateş sonucu bu cephe etkisiz hale getirilmiştir. Bunun üzerine 9.Tümen komutanı Halil Sami Bey Alçıtepe sırtlarına kadar geri çekilme emri vermiştir. Bu kritik karar sürecinde 25 Nisan’da müttefiklere geçit vermeyen Mahmut Sabri Bey tekrar muharebelere iştirak etmiş ve cephenin doğusunda çözülmeye başlayan 26. Alay ile birlikte İngilizleri durdurmuştur. Kontrol altına alınan cephede öğleden sonra Türk birlikleri ile yapılan karşı taarruz ile 28 Nisan günü muharebeler tamamen durmuştur.

Bu muharebe sonrasında Ordu Komutanı Liman Von Sanders müttefiklerin ana çıkarma noktasının Seddülbahir olduğunu anladığı için bu cepheye Saros ve Anadolu bölgelerinden kuvvet kaydırmaya başlamıştır. Takviyelerle birlikte 16.000’i bulan kuvvetlerin komutası Albay Von Sodenstern’e verilmiştir.

İstanbul’daki Başkomutanlıktan müttefiklerin denize dökülmesi yönünde emirler gelmesi üzerine bir gece taarruzuna karar verildi. 1-2 Mayıs gecesi başlayan Türk taarruzu gece 01.00’de durduruldu. Gece boyunca bir kez daha tekrarlanan taarruz İngilizlerin makineli tüfek ateşi altında sonuçsuz kalmıştır. Yine Fransızların bulunduğu sol kanatta yapılan gece taarruzunda da sonuç alınamamış, eski mevzilere çekilmek zorunda kalınmıştır. Zaiyatları ağır olan bu taarruzlar sonrası yine 3-4 Mayıs gecesi girişilecek taarruzda sağ kanatta savaş gemilerinin ateş perdesi altında ilerleme sağlanamayıp önceki mevzilere dönülmüştür. Sol kanatta da Fransız siperlerinden açılan yoğun makineli tüfek ateşi ve savaş gemilerinin projektör ışığı altında açılan yan ateş ile ilerleme sağlanamamıştır.

II.Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915)
İngiliz ve Fransız kuvvetlerinden oluşan müttefiklerin 42.000 kişilik birliklerinin yine hedefi Alçıtepe idi. 6 Mayıs günü saat 10.30’da başlayan bombardıman ile muharebe 8 Mayıs akşamına kadar devam etti. Bu hücumların müttefikler açısından tek başarısı 83 Rakımlı Tepe’nin ele geçirilmesi oldu. II.Kirte Muharebesinden sonra Mayıs ayı boyunca siper muharebeleri devam etmiştir.

III.Kirte Muharebesi (4-6 Haziran 1915)
4 Haziran sabahı 08.00’de 2,5 saat süren yoğun bir topçu bombardımanı ile başlayan muharebede merkezde başlayan İngiliz ilerleyişi etkili olmuştur. Sol kanatta başlayan Fransız taarruzu ise püskürtülmüştür. 5 ve 6 Haziran günlerinde de devam eden hücumlar ile ilerlemiş olan İngilizler durduruldu. Muharebeler sonucunda müttefikler merkezde 500 m’lik bir ilerleme sağlamış ve sağ ve sol kanatta ise eski mevzilerini korumuşlardır.

Kerevizdere ve Zığındere Muharebeleri (21 Haziran-13 Temmuz 1915)
Kirte Muharebeleri sonrasında Türk savunmanın güçlenmesi ve kırılması zor bir hale gelmesi ile müttefiklerce genel taarruzlar yerine sınırlı hedefli bölgesel taarruzlar yapmaya karar verildi. Bu nedenle Kerevizdere ve Zığındere hatlarından Türk birliklerini yok etmeyi planladılar.

I.Kerevizdere Muharebesi: 21 Haziran günü başlayan muharebede bölge Fransızlara karşı 2.Tümen tarafından savunulmaktaydı. Takviye olarak gönderilen 1.Tümen’e bağlı 71.Alay birliklerinin süngü hücumlarına rağmen Fransızlar Kerevizdere’ye hakim bir noktayı ele geçirdiler. Bu ilerleme üzerine 12.Tümen’in 34.Alay’ı cepheye sürüldü. Gün sonunda Fransızlar ilerleme kaydettiler. Türk tarafında kayıplar ağır olmakla birlikte 2.Tümen adeta yok olduğu için geriye alınarak yerine 12.Tümen getirildi.

Zığındere Muharebeleri: Fransız birliklerinin sol kanatta ilerlemesi üzerine İngilizler de sağ kanattan Zığındere’ye taarruz ettiler. Bölge 11.Tümen’e bağlı 33.ve 126.Alaylar tarafından savunuluyordu. 127.Alay ise Alçıtepe kuzeyinde ihtiyatta tutuluyordu. 28 Haziran günü şiddetli topçu bombardımanı ile başlayan muharebede İngilizler Türk siper hatlarını ele geçirdiler. 33.Alay ve takviye olarak gelen 16.Alay ile birlikte Keçi Deresi bölgesini tutarak İngiliz ilerleyişini durdurmuştur. 30 Haziran sabahına kadar devam eden muharebelerde İngilizler Türk hatlarına yaklaşmışlardı.

Türk tarafınca alınan yeni karara göre yapılacak taarruzu 3. ve 5. Tümenlere bağlı alaylar yapacaktı. 5 Temmuz günü sabaha karşı başlayan taarruzda Türk birlikleri şiddetli makineli tüfek ateşi karşısında ilerleyemeyerek geri çekildiler. 28 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen Zığındere muharebeleri en kanlı muharebelerden biri olarak geride 16.000 zayiat bırakmıştır.

II.Kerevizdere Muharebesi: İngiliz ve Fransız birlikleri tarafından 12 Temmuz’da başlatılan yeni taarruzda İngilizler merkez cephe 500 m boyunca Türk siperlerini ele geçirdiler. Fransız birlikleri de Kerevizdere’ye hakim Yassıtepe’yi ele geçirdiler. 13 Temmuz’da tekrar başlayan müttefik taarruzu 6.Tümen’e bağlı 16. ve 17. Alaylara birliklerinin süngü hücumu ile kontrol altına alındı. Bu muharebeler sonucunda Türk savunması yerini korumakla birlikte oldukça fazla zayiat verdi.

Muharebeler sırasında Türk tümen ve alayları birbirine karıştığından yeni bir düzenlemeye gidildi. Vehip Paşa komutasındaki 2.Ordu’ya bağlı tümenler cepheye alındı. Güney Grubu Komutanı Alman Weber Paşa alınarak yerine Vehip Paşa getirildi.

21 Haziran-13 Temmuz tarihleri arasındaki muharebelerde Türk savunma hattını geçmeyi başaramayan Müttefikler Çanakkale’ye getirdikleri takviye kuvvetlerle Yarımada’nın kuzeyinde Anafartalar bölgesini hedeflediler. 6 Ağustos Anafartalar çıkarmasıyla eş zamanlı olarak Seddülbahir’deki Türk birliklerini baskı altında tutarak kuzeye kuvvet gönderilmesini engellemeyi amaçladılar. Lakin 6 Ağustos Taarruzu bertaraf edilmekle birlikte, Güney Grubu Komutanı Vehip Paşa 4.ve 8. Tümenleri kuzeye takviye olarak göndermiştir. Ağustos ayından sonra bölgede her iki taraf da mevzilerini tahkim ederek tahliyeye kadar genel olarak siper savaşları şeklinde muharebeler devam etmiştir.

KUMKALE, BEŞİGE VE BOLAYIR ÇIKARMALARI
Fransız birlikleri tarafından oyalama niteliğinde Boğazın giriş kısmında Anadolu yakasında yer alan Kumkale’ye asker çıkarılmış ve buradaki 3. ve 11. Türk Tümenlerinin esas çıkarma bölgesi olan Gelibolu’ya sevk edilmesi engellenmek istenmiştir.

Yine Fransız savaş gemileri tarafından Beşige Koyu’na ve İngiliz savaş gemileri tarafından da Bolayır’a karaya asker çıkarmadan gösteri çıkarması yapılmış ve buradaki savunma birlikleri oyalanmıştır.

ARIBURNU ÇIKARMALARI
Kabatepe ve Arıburnu arasındaki çıkarma bölgesi için General Birdwood komutasındaki Anzak birliklerinin ilk gün hedefi Conkbayırı-Kocaçimentepe hattını tuttuktan sonra Maltepe’ye ulaşarak Boğaza inmekti. Böylece Türk birlikleri açısından kuzey-güney irtibatı kesilecekti. 25 Nisan günü saat 03.00’te Kabatepe’nin 5 mil kadar batısına geldiler. Filikalarla karaya doğru hareket eden birlikler hedeflenen noktadan takribi 300 m kadar kuzeye saparak sahile ulaştılar.

Bu bölge Türk tarafınca 9.Tümen’e bağlı 27.Alay tarafından savunulmakta olup; alaya bağlı 2.Tabur Kabatepe sahil savunmasıyla görevlendirilmişti. Diğer 2 taburda Eceabat yakınındaki Zeytinlik karargahındaydı. 27.Alay’ın 2.Taburu Kabatepe’de karargah kurup, 4.Bölüğü Arıburnu’na sevk etmiştir. 1 takım Boyun noktasında, 2 takımdan birisi Asteğmen İbradalı Hayrettin komutasında Balıkçı Damlarına; diğeri de Asteğmen Muharrem komutasında Hain Tepe’ye gönderilmiştir. Saat 04.30’da 1.500 kişiden oluşan ilk çıkarma birlikleri Hain Tepe’deki 80 Türk askeri tarafından ateş altına alınmıştır. Çıkarma sonrası savaş gemilerinden açılan ateş desteğiyle Arıburnu yamaçlarına ilerleyen birliklere 4.Bölük Komutanı Yüzbaşı Faik Bey sayı üstünlüğüne rağmen karşı koymaya çalıştıysa da engel olamamıştır. Saat 05.00’te çıkarma Balıkçı Damlarına kadar uzanarak yayılmıştır.07.00’da çıkan birliklerin sayısı artmış; 4.Bölük ağır kayıplar vererek geri çekilmiştir. Kanlısırt-Yükseksırt hattı kaybedilmiş; ilk hedef olan Conkbayırı-Kocaçimen hattı açılmıştır.

Eceabat yakınında bulunan 27.Alay Komutanı Yarbay Şefik Bey top ve tüfek seslerinden çıkarmanın başladığını anlamış ve iki taburunu hazır hale getirmiştir. 9.Tümen komutanından beklenen hareket emri geldiğinde 05.50’de alayın 2 taburu Arıburnu’na hareket emri almıştır. 2 saat sonra Topçular Sırtı’na ulaşan birlikler 08.00’de Yüzbaşı İbrahim komutasındaki 1.Tabur Kanlısırt istikametinde; Binbaşı Halis Bey komutasındaki 3.Tabur Merkeztepe-Edirne Sırtı istikametinde harekete geçmiştir. Bu taarruzla Avustralyalılar püskürtülmüş; fakat sürekli takviye alan birlikler karşısında 27.Alay taarruzu durdurulmuştur. Bu esnada Conkbayırı’ndan muharebelere katılan 57.Alay, durumu rahatlatmıştır. Bigalı Köyü’nde 5.Ordu genel ihtiyatı olarak bulunan 19.Tümen’e komuta eden Mustafa Kemal Bey’e, saat 06.30’da Arıburnu çıkarmasına 1 tabur takviye talebi haberi gelir gelmez bizzat başına geçtiği 57.Alay ile birlikte Arıburnu’na hareket etmiştir. Ayrıca 72. ve 77.Alay’ları da muharebe hattına yaklaştırmıştır. Saat 10.30’da Conkbayırı güneyine gelen 57.Alay’ın öncü taburu hemen taarruza geçerek Avustralyalıları Kılıçbayırı’na kadar püskürtmüştür. Akşama kadar 27. ve 57. Alay Kanlısırt’ı tekrar geri almayı başarmış ve ele geçirilmiş olan 3 topu da kurtarmıştır.

25 Nisan akşamında karaya çıkan Anzak Kolordusu sadece Arıburnu sırtlarının denize bakan yamaçlarında mevzilenmiş olarak kalmıştır. Bu durum müttefik karargahında birliklerin geri çekilmesini gündeme getirmiş; fakat karaya çıkarılmış 15.000 askerin geri çekilmesindeki teknik zorluklar nedeniyle Hamilton tarafından ele geçirilen mevzilerin sonuna kadar savunulmasına karar verilmiştir. Akşam Türk tarafınca yeni bir taarruz ile 77.Alay Kanlısırt’ta 27.Alay’a yardımcı olarak muharebeye girdi; ancak gecenin karanlığında alay askerleri dağıldığı için Kanlısırt tekrar kaybedilmiştir ve kesin sonuç alınmamıştır.

26 Nisan günü Türk savunması açısından en kritik gündü. Sabah yoğun bir donanma bombardımanından sonra Anzak tarafından başlatılan taarruz 57.Alay birliklerince durduruldu; fakat gün içinde topçu desteğiyle tekrarlanan taarruz sonucunda Kılıçbayırı müttefiklerce ele geçirildi. 27 Nisan günü 64. ve 33. Alay’lar ile takviye edilen 19.Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal tarafından yönetilen taarruz ile Kılıçbayırı, Kanlısırt ve Kırmızısırt ele geçirildi. 27-28 Nisan gecesi sabaha kadar devam eden Türk hücumları gemi bombardımanı altında başarıya ulaşamadı. 30 Nisan’a kadar yapılan karşılıklı hücumlar sonuçsuz kaldı.

1 Mayıs Türk Taarruzu
5.Ordu Komutanlığı tarafından takviye edilen kuvvetlerle birlikte sabah 05.00’te başlayan Türk taarruzunun merkezi Bombasırtı-Merkeztepe hattıydı. Akşama kadar süren taarruzlar ağır kayıplara rağmen sonuç getirmemiştir. Lakin iki tarafın mevzileri birbirine 5-10 m’ye kadar iyice yaklaşmıştır.

19 Mayıs Türk Gece Taarruzu
11 Mayıs’ta Arıburnu Cephesi’ne gelen Başkomutan Vekili Enver Paşa genel bir taarruz ile müttefiklerin yok edilmesini emretti. Plana göre, 19.Tümen müttefik kuvvetlerinin kuzey kanadına; 5.Tümen merkeze; 16.Tümen ise güney kanadına; İstanbul’dan gelecek olan yeni ve taze 2.Tümen ise vurucu kuvvet olarak Kanlısırt-Kırmızısırt cephesine taarruz edecekti. Uçaklarla yapılan hava keşifleri sonucu taarruz hakkında önceden bilgi alınmıştı. Gece 03.30’da başlayan taarruzda piyade ateşi ve makineli tüfek ateşi altında birlikler adeta eridi. Bandonun çaldığı marşlar eşliğinde hücumlar devam etti; fakat taarruz sabah 10.00’da durdurulduğunda siperler arasındaki alan şehit ve yaralılarla doluydu. Türk tarafınca 3.800’ü şehit olmak üzere zayiat yaklaşık 10.000 askerdi. 24 Mayıs günü iki taraf arasında kalan şehitlerin gömülmesi için bir günlük ateşkes yapıldı.

Siperlerin bu derece birbirine yaklaşması lağım muharebelerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu sistem yer altından karşı tarafın siperlerine doğru kazılan bir tünele ve sonunda patlatılmasıyla havaya uçurulmasına dayanıyordu. İlk lağım 14.Alay Cephesi’nde Türk askerleri tarafından kazıldı ve patlatıldı. Lağım muharebeleri savaşın sonuna kadar karşılıklı olarak devam etti. Bu cephede bundan sonraki süreçte 28 ve 29 Haziran’da küçük çaplı saldırılar gerçekleşse de etkili olamadılar. Temmuz ayı hem Seddülbahir hem de Arıburnu için muharebelerin yavaşladığı ve kilitlendiği bir dönem oldu. Ağustos ile birlikte Anafartalar’ı hedefleyen yeni bir taarruz planına karar verildi.

ANAFARTALAR MUHAREBELERİ
Haziran-Temmuz ayındaki taarruzların sonuçsuz kalmasıyla birlikte müttefiklerde tahliye ya da yeni kuvvetlerle güçlendirilmiş birliklerle yeni bir harekat düşüncesi hakim oldu. Yeni çıkarma noktaları konusunda farklı fikirler olsa da Hamilton Arıburnu-Anafartalar harekatında karar kılmıştır. Temmuz ayı başında Savaş Konseyi tarafından takviye 5 tümen asker ile birlikte Anafartalar harekatına karar verilmiştir. 6-7 Ağustos gecesi Anafartalar sahillerine çıkarak ve ilerleyerek Tekketepe hattını ele geçirmek; buradan Kocaçimen Tepe’ye ulaşmak; yine Arıburnu’ndan Conkbayırı-Kocaçimentepe hattını tutmak suretiyle kuzeyden gelen birliklerle birleşerek Boğaza inmek düşüncesi hakimdi.

Kanlısırt Tespit Taarruzu
6 Ağustos günü saat 15.00’te Kanlısırt’ta çok şiddetli bir bombardıman ile başlayan taarruz üzerleri kalaslarla kapatılan 47.Alay siperlerini hedef aldı. Çöken siperlerin içindeki Türk askerlerinin çoğu şehit oldular. Saat 17.30’da topçu ateşi ile desteklenen taarruz ile Kanlısırt’taki Türk siperleri ele geçirilmişti. 19.00’da girişilen karşı hücum ile siperler geri alınmaya çalışılsa da başarılı olunamadı. Talep edilen takviye kuvvetlerle birlikte 23.00’te tekrar taarruza geçilse de Türk tarafınca sonuç alınamadı.

7 Ağustos sabahı saat 04.30’da Avustralyalılar tarafından yapılan Cesarettepe (Nek) taarruzu Türk siperlerinden açılan etkili ateş altında bertaraf edildi. Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa mutlak surette Kanlısırt siperlerinin geri alınmasını istiyordu. 8 Ağustos gecesi saat 05.00’te Kanlısırt’a taarruz edildi. İkinci hat siperlerinin bir kısmı geri alındı. Diğer siperler için tüm gün ve gece boyunca devam eden muharebelerden sonuç alınamadı.6-9 Ağustos tarihleri arasında yaşanan Kanlısırt muharebelerinde Türk birliklerinin zaiyatı 7.100; Avustralya’lıların ise 1.700 askerdir.

Bu bölgeye çıkarılacak 11.İngiliz Tümen’i Anafartalar ovasındaki stratejik öneme sahip Tekketepe ve İsmailoğlutepe’yi ele geçirmek hedefini taşıyordu. Türk tarafınca bölge Yarbay Wilmer komutasındaki Anafartalar Müfrezesi tarafından savunulmaktaydı. Bu kuvvet Gelibolu Jandarma Taburu, Bursa Jandarma Taburu ve 31.Alay’ın 2.Taburu’ndan ibaretti. 5.Ordu’ya bağlı destek kuvveti olarak Saros Grubu adıyla 7. ve 12.Tümenler bulunuyordu.

I.Anafartalar Muharebesi
6 Ağustos gecesi 11.İngiliz Tümeni saat 22.00’de Anafartalar Koyu’nun güneyindeki Küçük Kemikli mevkine hiç savunmayla karşılaşmadan çıkarma yaptı. Bu bölgede 1 mangalık Türk askerinin mühimmatları bitinceye kadar karşı koyduktan geri çekilmesiyle beraber Lalababa İngilizlerin eline geçti. Anafartalar Koyu’nun kuzeyindeki Büyük Kemikli Burnu’na çıkan İngilizleri Bursa Jandarma Taburu saat 03.00’e kadar tutmayı başardığı için ilerleme imkanı bulamadılar.7 Ağustos sabahı Softatepe’deki Türk birliğini geri atan İngilizler Karakoldağı’na doğru ilerlediler. Bursa Jandarma Taburu bu ilerleyiş üzerine doğuya doğru çekildi. Anafartalar Koyu güneydoğusundaki Mestantepe’yi ele geçirmek için ilerleyen İngilizleri buradaki 31.Alay’ın 2.Tabur’u karşılamıştır. İngilizleri oyalayan bu tabur akşama doğru İsmailoğlutepe’ye çekilmiştir.

Liman Von Sanders’in emriyle, komutası Albay Ahmet Fevzi Bey’e ait olan “Saros Grubu” adıyla 7.ve 12.Tümenler Anafartalar istikametine hareket ettiler. 7 Ağustos günü bu tümenlerle birlikte, komutası Yarbay Wilmer’e ait olan Anafartalar Müfrezesi ve Conkbayırı-Kocaçimentepe’deki birliklerinin birleştirilmesiyle “Anafartalar Grubu” oluşturuldu. Sanders 8 Ağustos sabahı yeni bir taarruzun emrini verdi. Bu emir 12.Tümen’in yetişememesi ve birliklerin aşırı yorgun olması nedeniyle ertesi güne ertelendi. 8 Ağustos gecesi 22.00’de taarruzu erteleyen Fevzi Bey Anafartalar Grubu Komutanlığı’ndan alındı; yerine 19.Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey atandı. Müttefik tarafında da yeni bir taarruz hazırlığı gündemdeydi. 12.Tümen 9 Ağustos sabahı taarruza geçti. 35.Alay Tekketepe istikametinde 11.İngiliz Tümeni’ni; İsmailoğlutepe’ye karşı ilerleyen birlikleri ise 34.Alay; Kireçtepe sırtlarına ilerleyen birlikleri 12.Tümen takviyesiyle beraber Gelibolu Jandarma Taburu’na bağlı 2 bölük durdurmuştur. Damakçılık Bayırı yönüne taarruza kalkacak olan 7.Tümen’in görevi Kocaçimentepe’ye doğru ilerlemek isteyen Avustralya birliklerine karşı buradaki Türk kuvvetlerini emniyete alarak; Anafartalar’dan ve Arıburnu’ndan gelen İngiliz birliklerinin birleşmelerini engellemekti. Gün ışımadan Damakçılık Bayırı yönüne yapılan Türk taarruzu makineli tüfekle donatılmış Avustralyalılar karşısında ağır kayıplarla sonuçlandı. Muharebeler sona erdiğinde Anafartalar ovasını çevreleyen hakim tepeler Türklerin elindeydi. 25.000 kişilik müttefik kuvvetleri ise sahilde yavaş ilerledikleri için zaman kaybettiler ve harekat sonuçsuz kaldı.

Conkbayırı
General Godley emrindeki 20.000 kişilik kuvvetin hedefi Arıburnu kuzeyindeki dereler vadisinden ilerleyerek Kocaçimen-Conkbayırı hattını ele geçirmekti. 6 Ağustos gecesi saat 22.00’de harekete geçen İngilizler Halit-Rıza Tepesi, Keskintepe, Pilavtepe ve Yaylatepe’deki Türk mevzilerine taarruz ettiler. Halit-Rıza Tepesi 14.Alay’ın 2.Taburu’na bağlı birlikler tarafından tutulmaktaydı. Bu esnada Kanlısırt bölgesine ağırlık verildiği için Ağıldere bölgesi zayıf bırakılmıştı. Ağıldere’de gelişen İngiliz taarruzunun ilk önemini kavrayan 19.Tümen Komutanı Mustafa Kemal olmuştur. 19.Tümen cephesi 6 Ağustos akşamı yoğun ateşten dolayı kritik bir durumdaydı. Ağıldere’den ilerleyen müttefik kuvvetleri Şahinsırtı üzerinden Conkbayırı’nı hedefliyorlardı. Buranın düşmesi Arıburnu Cephesi’nin de düşmesi anlamına geliyordu. Mustafa Kemal takviye olarak gönderilen 5.Tümen’e bağlı 14.Alay’ın 1.Tabur’nu Conkbayırı’na sevk etti. Yine 19.Tümen’e bağlı 72.Alay’ın 1.Taburu’ndan iki bölüğü de Şahinsırtı’na yönlendirdi. Bu kuvvetler 9.Tümen bölgeye yetişene kadar müttefikleri olabildiğince durdurmayı başarmışlardır. 7 Ağustos sabahı 9.Tümen Komutanı Albay Kannengiesser Conkbayırı’na gelerek sağlam bir cephe hattı meydana getirdi. Saat 08.00’de Şahinsırtı’ndan ilerlemek isteyen Yeni Zelanda birlikleri durdurulmuş; bu sırada Albay Kannengiesser vurularak yaralanmış, yerine 4.Tümen Komutanı Yarbay Cemil Bey getirilmiştir.

8 Ağustos sabahı saat 03.30’da Yeni Zelandalılar Şahinsırtı üzerinden Conkbayırı’na baskın şeklinde taarruz ettiler ve Conkbayırı’nın batı yamaçlarını ele geçirdiler. Bu durum bölgede etkili topçu ateşinden korunmak için askerlerin geriye çekilmesi ve siperlerde sadece gözcülerin ve makineli tüfeklerin kalmasından kaynaklanmıştır. 64.Alay’ın yaptığı karşı taarruz ile de ele geçirilen siperler geri alınamamıştır. Böylece 8 Ağustos’ta öğle vaktinde Yeni Zelandalılar ve Türk birlikleri arasındaki mesafe zirve noktası boş olmak üzere 25-30 m’ye düşmüş olup; karşı karşıyadır. Aynı gün bu bölgedeki Türk birlikleri Albay Fevzi Bey komutasında Anafartalar Grubu’na bağlanmıştır.

9 Ağustos sabahı İngilizlerin Conkbayırı-Besimtepe-Kocaçimentepe hattı üzerinde başlattıkları taarruzda Besimtepe Hint Tugayı’na bağlı Nepalli Gurka birliğinin eline geçmiştir. Abdurrahman Bayırı üzerinde mevzilenen Türk topçu bataryası ağır zayiat verdirerek tepeyi Gurka’lardan almayı başarmıştır.9 Ağustos akşamı Kocaçimen-Besimtepe-Conkbayırı hattı Türk birliklerinin elindedir.

10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu
Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal, 10 Ağustos sabahı gün doğarken yapmayı planladığı taarruzu 23., 28. ve 41. Alay’lara yaptıracaktı. Yeterli kuvvetlerle yapılacak hücumlarla Conkbayırı’nın ele geçirilmesi mümkündü. Mustafa Kemal, emri altındaki komutanların haklı itirazlarına, askerin yorgunluğuna, takviye olarak gelmekte olan bir alayın yetişmemiş olmasına rağmen baskın tarzında bir süngü hücumuna karar verdi.

10 Ağustos günü sabah saat 04.30’da hücuma kalkacak askerlerin önüne geçerek onlara hitap etti; “Askerler Karşımızdakileri mağlup edeceğimize hiç şüphe yoktur. Fakat siz acele etmeyin. Evvela ben ileri gideyim. Siz benim kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birden atılırsınız.” İşaretle birlikte aniden gelişen taarruzla İngilizlerin ilk hat siperlerinde hücum başarıya ulaştı. Yine Kocaçimen-Abdurrahman Bayırı sırtlarında Avustralya ve Hint Tugayları geri atılmıştır. Sadece İngilizlerin elinde Şahinsırtı kalmıştır. Müttefiklerin yoğun gemi ve kara topçularının ateşi altında gerçekleşen bu hücum ile hakim tepeler hattı Türk birliklerinin kontrolüne girmiştir.

Kireçtepe Muharebeleri (15-16 Ağustos 1915)
15 Ağustos’ta donanma gemilerinin desteğiyle hücuma kalkan İngilizleri Gelibolu Jandarma Taburu karşılamıştır. Başlangıçta üstün kuvvetler karşısında gerileyen tabur takviye kuvvetlerle birlikte İngilizlerin eline geçen Aslantepe’yi almayı başardı. Bu noktada göğüs göğse süngü muharebelerinde tepe birkaç defa el değiştirdi. Sonunda tepe Türklerin elinde kaldı ve İngilizler geri çekilmek zorunda kaldılar.

II.Anafartalar Muharebesi (21 Ağustos 1915)
İngilizler Anafartalarda bulunan birliklere takviye olarak Seddülbahir’den gelen askerlerle birlikte 30.000 kişilik bir taarruz kuvveti oluşturdular. Tüm cepheyi hedefleyen taarruzda İsmailoğlutepe ve Bombatepe’nin ele geçirilmesi planlanmıştır. Muharebe 21 Ağustos günü saat 14.30’da yoğun bir topçu bombardımanı ile başladı. 22 Ağustos sabahı İngilizler Yusufçuktepe ve Kayacıkağılı bölgesinde bir miktar ilerleme kaydetmekten başka bir sonuç alamadılar.

Bu muharebe İngilizlerin en fazla asker kullanarak en geniş cephe hattında yaptıkları taarruzlarda en ağır zayiatlı muharebe olmuştur.

Bombatepe Muharebesi (27 Ağustos 1915)
Geniş çaplı son taarruz olan bu muharebede hedef Bombatepe’yi ele geçirmekti. 27 Ağustos günü öğle vakti yoğun bombardıman ile başlayan muharebede Bombatepe’nin güneye bakan yamaçları İngilizlerin eline geçti. 28 Ağustos sabahına kadar süren muharebeler zamanında takviye edilen Türk birlikleri tarafından durduruldu.

Bu muharebe sonrasında bölgedeki çarpışmalar siper muharebelerine dönmüştür. Anafartalar tam bir ay boyunca sıcak muharebelerin yaşandığı bir bölge olmuştur.

TAHLİYE
İtilaf devletlerince başlatılan “Gelibolu Harekatı” kara ve deniz gücünün işbirliğine rağmen Türk savunması karşısında başarıya ulaşamamıştır. Ekim 1915’te Gelibolu’ya gelen General Monro, tahliye yönünde bir rapor hazırlayıp İngiliz Hükümeti’ne sunacaktır. Gelibolu’nun tamamen tahliye edilmesi olumsuz sonuçlar yaratacağı için 20-21 Aralık’ta Anafartalar ve Arıburnu Cephelerinin; 8-9 Ocak gecesi de Seddülbahir’in tahliye edilmesine karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir